Whatsapp: 0 539 811 18 18

Antalya

Antalya, Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Antalya ilinin başkenti olup, yaklaşık 600 bin kişilik nüfusu ile yaz aylarında 2 milyona ulaşmaktadır. Doğal Antalya, aynı adı taşıyan güzel koyda, deniz platosuna dik bir şekilde düşüyor. Uluslararası bir havalimanı ve gelişmiş bir eğlence sektörü ile Türkiye'nin en gözde tatil beldelerinden biridir.

Antalya MÖ 159 yılında kuruldu. Attalus tarafından Bergama kralı II. MÖ 133 yılında. Şehir, Romalılar tarafından fethedilerek İmparator Hadrian'ın kış ikametgahı haline geldi. Daha sonra Bizanslılar geldi, Selçuklu Türkleri 1207 yılında şehri fethetti ve 1426 yılında I. Murat sultanı altında Osmanlı İmparatorluğu'na eklendi. 1960'larda, Antalya bir turizm patlaması başlattı ve şehir, Türkiye'nin en büyük tatil beldelerinden birine dönüştü.

Çok sayıda modern oteli, spor kompleksleri, gece hayatı, barlar, restoranlar, diskolar, keyifli sahiller boyunca büyüleyici deniz gezileri, "Aquapark" da kaymalarla kaygısız kayak, Antalya, turizm ve rekreasyon merkezidir.

Antalya'nın iklimi tipik Akdeniz'dir: yazları ılık ve kurak, ılımlı yağışlı kışlar. Güneş nisandan ekime kadar parlar. Nem oranı oldukça yüksektir, yaklaşık% 64 ve ortalama su sıcaklığı +21.5 ° C'dir. Yaz sezonu yaklaşık 8-9 ay sürer.

Dağlar şehre çok yakın. Plaj biraz yükseltilmiştir, bu nedenle sadece bazı yerlerde plajlar vardır. Kural olarak, üç yıldızlı oteller kendi plajlarına sahip değildir, sakinleri genellikle şehir çakıllarını kullanır. Durum otellerindeki daha yüksek olanların denize kendi erişimi vardır, ancak bölgede sınırlıdır.

Antik Antalya'dan birçok tarihi eser vardır: Hadrian Kapısı, Yivli Minare, dar virajlı sokakları olan Kaleichi Mahallesi. Antalya Arkeoloji Müzesi, Türkiye'nin en ünlü beş müzesinden biridir. Her gün, körfezden, Antalya'nın çevresine bir günlük geziler için zevk sanatları gönderiliyor.

Diş hekimliğinin tanımlamalarını değiştiren ve bence onu daha bilimsel daha saygın daha gözde yapan bir kavram olarak değerlendirilebilir estetik diş hekimliği. Diş hekimliğinin plastik cerrahi gibi diğer estetik branşlarla bir bağ kurmasını da sağlamıştır. Bu şekilde yaygınlaşmasın da da 1994 yılında Amerikan, Avrupa ve Japonya Estetik Diş Hekimliği Akademileri tarafından kurulan Uluslararası Estetik Diş Hekimliği Federasyonu (IFED) nun çalışmaları etkili olmuştur. Bu sayede insanların kafalarında estetik diş hekimliği yer etmeye başlamış ve diş hekimlerinin karşısına; Gülüş Estetiği Yaptırmak istiyorum, Dişlerim inci gibi olsun,  Çekici ve etkileyici bir gülüşe sahip olmak istiyorum, Gülünce bütün dişlerim gözüksün, Dişlerim bembeyaz kar beyazı olsun, Dişlerim dümdüz olsun, Dişlerimde çapraşıklıklar olmasın, Dişlerimde aralıklar olmasın gibi fonksiyondan öte estetik kaygılarla çıkmaktadırlar.

Tabi diş hekimleri de hastaların bu artan talep ve ihtiyaçlarına göre kendilerini yetiştirmekte günümüz konseptlerine ayak uydurmaktadırlar. Çünkü burada yeri gelmişken belirtmek isterim ki estetik diş hekimliği tek bir branş değil neredeyse ortodonti, cerrahi, protez, periodontoloji, endodonti, tedavi gibi tüm diş hekimliği branşlarının kombine çalışmasını gerektiren multidisipliner bir daldır. Dolayısıyla estetik diş hekimi diye bir diş hekim türü yoktur ancak ekip çalışması vardır.

Örneğin diş etleri şiş kızarık sarkmış aynı zamanda dişleri çapraşık ve kırık kötü renkli bir hasta geldiği zaman. Diş eti uzmanı diş etlerini tedavi edecek ona diş fırçalama yöntemini anlatacak sonra sağlıklı ama estetik olmayan ağzı ortodonti uzmanı çapraşıksız ve güzel kapanışlı bir hale getirip. Protez ya da tedavi uzmanı kırıkları renklenmiş dişleri  lamine, bonding, empres, zirkonyum, porselen gibi yöntemlerle tedavi edip gülüş ve diş estetiğini sağlayacaktır. Bu branşların hepsi bir uzmanlıktır ve hepsini aynı kişinin yapması bence biraz yarım bir sonuç doğuracaktır.

Detaylı Bilgi ve İletişim Formu

Güvenlik Kodunu Giriniz Kod Değiştir